MODD/report
Untitled-1

Haftanın Röportajı : Güven Çatak ve BUG

20 Temmuz 2014 • REPORT, REPORT CLUB

4

Ad Soyad : Güven Çatak

Kurum : Bahçeşehir Üniversitesi

Ünvan : Yrd.Doç.Dr.

E-mail : guven.catak@bahcesehir.edu.tr

Social Network : Twitter,  Linkedin

 

 

10 Cümle ile Kimsiniz?

Mimarlık okudum. Okurken kısa filmler çektim, bilgisayar oyunu incelemeleri yazmaya başladım. Master, doktora beni akademiye yönlendirdi. Halen BAU İletişim Tasarımı Bölümü’nde hareketli görüntü ve oyun tasarımı dersleri veriyorum. Bir yandan Giyotin Film’e yaratıcı yönetmen olarak destek veriyorum. Film jenerikleri odaklandığım bir alan. Ama yaklaşık üç yıldır vaktimin çoğunu oyun laboratuvarımız ‘BUG’ alıyor. Özetle sinema ve oyunlar arasında şizofren bir hayat sürüyorum. Mimarlık da peşimi bırakmış değil 🙂

 

1Çocuğunuz diyebileceğimiz BUG’ın amacı nedir? Teknik bir laboratuvar olmak mı yoksa oyun ve video konusunda bir marka olmak mı?

Çocuk büyütmek çok zormuş, önce sanırım bunu söylemem gerek 🙂 BUG oyun laboratuvarı BAU İletişim Tasarımı Bölümü’nün bir girişimi olarak başladı. Şimdi ise Türkiye’nin ilk ‘Oyun Tasarımı’ yüksek lisans programının kurulmasına önayak oluyor. BUG, bir buluşma noktası, bir üretim merkezi. Kurulduğu günden beri bilgisayar oyunları ve oyun içerikli deneyim tasarımı üzerine birçok farklı etkinlik düzenledi. Odağında eğitim, ar-ge ve komünite oldu hep. Tüm bu etkinlikler sonucunda sektörle akademinin tanıştığı, kaynaştığı bir aile kurdu adeta. Bir ticari marka olmak için yola çıkmadık ama BUG’ın markalaştığı kesin 🙂

 

BUG ismini seçmeniz bir tesadüf mü yoksa sistemin eksiklerine ve yanlışlarına bir gönderme mi?

BUG, Bahçeşehir University Game Lab’in kısaltması ve evet, aynı zamanda oyuncunun hep sempatisini kazanmış olan oyun hatalarına verilen genel ad. BUG ismini koyarken amacımız genel anlamda oyun sektöründeki arızaları gidermek, boşlukları doldurmak ve sistemi ‘debug’ etmek üstüne bir ideal önermekti aslında.

 

BUG gibi farklı bir düşünce ve projeniz var mı? Yoksa BUG sizin için tüm alanları kapsayan bir çatı mı?

Önümüzdeki güz döneminde Master BUG geliyor. Yani Türkiye’de bir ilk olacak ‘Oyun Tasarımı’ yüksek lisans programımız. BUG bu programın motoru, çatısı ve zemini olacak. Yüksek lisans öğrencileri aynı zamanda BUG’ın ekibini oluşturacak. Heyecanlıyız oldukça 🙂

 

2Bu alanda gençlerle mi yoksa deneyimlilerle mi çalışmayı tercih edersiniz?

Aslında her ikisiyle çalışmayı tercih ediyoruz ve çalışıyoruz da. Etkinliklerimize birçok genç arkadaşımız katıldı ve deneyimli diğer arkadaşlarımızla buluştu. Zaten amacımız bu köprüleri kurmak, sinerjiyi oluşturmak. Kuruluş etkinliğimiz ‘Oyun Atölyeleri’ tamamlandığı zaman hocalar ve öğrenciler profesyonel anlamda birlikte çalışmaya başlamışlardı bile.

 

Oyun sektöründe Türkiye hızla yol alıyor. Sizce bugün için Türkiye oyun sektöründe nerede ve oyun sektörünün bundan sonraki hamlesi ne olacaktır ve ne olmalıdır?

Özellikle mobil oyunların çok daha ulaşılabilir ve ekonomik olmasıyla Türkiye bu yarışa katılmaya hak kazandı. Adeta eşitlendik ama elbette vizyon, yöntem ve deneyim eksiklerimiz var. Birbirine kenetlenmiş sıkı bir komünite var. Kısa bir zamanda bu komünitenin bu eksikleri gidereceğine inanıyorum. Bunun dışında rakamlar ortada, oyuncu sayısı olarak listenin üst sıralarındayız hem pc hem mobil sınıfında. Böylesine bir hedef kitleyi elbette değerlendirecek oyunlar çıkacaktır, çıkıyor da. Az kaldı 🙂

 

Yazarlık, hocalık, yönetmenlik ve tasarımcılık yaptınız. Bunlardan hangisi sizi en iyi şekilde ifade ediyor, neden?

Aslında hepsi birbirine geçti diyebilirim. Hepsini halen yapıyorum, yapmak zorunda kalıyorum 🙂 Herhalde en çok hoca olarak biliniyorum ama özellikle son birkaç yılda BUG’ı düşünecek olursak bu saydığınız sıfatlara bir de ‘yapımcılığı’ eklemek en doğrusu olacaktır.

 

Oyunların, yaratıcılığı ve zekayı geliştirdiğine inanır mısınız? Gençler bu anlamda ailelerine karşı bir savunma elde edebilirler mi?

Kesinlikle inanıyorum. Oyunlar bir katalizör olabilir çeşitli yetenekleri kazanmak veya bilgileri öğrenmek için ama dengeli bir yöntem gerekli bunun için. Doz aşımı zararlı olabilir her şeyde olduğu gibi. Eğer çocukları düşünecek olursak, ebeveynlere büyük iş düşüyor; çocuğun kiminle arkadaş olduğuna dikkat eder gibi oynadığı oyuna, izlediği filme de dikkat edilmeli.

 

En sevdiğiniz oyun platformu hangisidir? Playstation, Wii, PC vs

PC halen vazgeçilmez benim için ama bir süredir Playstation ve iOS platformlarını illa ki kurcalıyorum, neyi takip edeceğimizi şaşırdık valla 🙂

 

4Bir oyun tasarımcısı, sevdalısı ve eleştirmeni olarak en sevdiğiniz oyun türü hangisidir ve şu ana kadar en başarılı örneği sizce hangisi?

Adventure türüyle oyun dünyasına dalmış, binlerce satır yazmış, piksel avlamış ve şu ara platform türüyle haşır neşir biri olarak ‘Another World’ demek istiyorum. Tarzıyla, hikâyesiyle, duygusuyla, oynanışıyla halen bir başyapıt. Eskiden point & click çok oynardım ama şu ara ‘Swapper’ tarzı melezler çok daha ilgimi çekiyor.

 

Yaptığınız bir çalışmanın ve tasarımın sizin için iyi olduğunu nasıl anlıyorsunuz?

Tasarım anlamında film jenerikleriyle uğraşıyorum. İki uzun metrajda çalışma fırsatım oldu. Açıkçası beyazperdede yaptığım işi izlemeden, izleyicilerin ifadelerini görmeden %100 emin olamıyorum ama sanırım işin heyecanı da burada 🙂 Ama deneyim kazandıkça öngörülerinizin kuvvetlendiğini söyleyebilirim.

 

Bugüne kadar çalışmaktan en çok keyif aldığınız proje hangisiydi?

Devamlı bir deadline koşturmacası içinde olduğum için keyfini sürme lüksüm olmuyor pek yaptığım işlerin, ama halen ilk çıkış yapan “K’nın Dosyası” adlı kısa filme nasıl kalkıştığımı, süreç boyunca başımdan geçenleri hatırlayıp gülümserim 🙂

 

Teknoloji alanında en sevdiğiniz markalar?

Apple sevdiğim bir marka, kölesi oluyorsunuz biraz ama hayatı da kolaylaştırıyor, özellikle benim gibi devamlı paralel kurgu yapmak zorunda kalanlar için.

 

Son okuduğunuz kitap?

Son okuduğum kitabı değil ama yeni başlayacaklarımı söyleyebilirim: Metro 2033 ve Wonderbook: The Illustrated Guide to Creating Imaginative Fiction.

 

Yılın Filmi-Dizisi?

Yılın filmi kendi filmimiz Kusursuzlar elbette! 🙂 Yılın dizisi ise True Detective kesinlikle

 

En sık kullandığınız uygulama?

Notes kullanıyorum en çok. Yapmam gerekenler listem o kadar uzun ki! Notes her şeyi saklıyor, senkronize ediyor. Oyun olarak sorarsanız Hearthstone derim. Blizzard yine hedefi on ikiden vurmuş 🙂 Bağımlılık yapabilir yalnız, benden söylemesi 🙂

 

Bu aralar takıntınız?

Bu aralar sanırım kedime bir şeyler öğretmeye kafaya takmış durumdayım, en azından oyun anlamında ama sanırım bu gidişle o bana bir şeyler öğretecek 🙂

 

Önümüzde ki  beş yılın moda ve iş trendi? (Kendi sektörünüz ile ilgili)

Teknoloji çok hızlı gelişiyor. Çok daha yüksek konfigürasyon bekleyen oyunları cep telefonlarımızda oynayabileceğimiz günler yarından da yakın. Günlük oyuncular ‘mid-core‘ dediğimiz daha orta düzey oyunculara dönüşüyor, beklentiler artıyor anlayacağınız 🙂 Bunun dışında oyunun kendisi bir yöntem bir kavram olarak yükselen bir trend zaten. ‘Oyunlaştırma’ başlığı altında birçok farklı disiplinin dertlerine oyunlar ile çareler aranıyor. ‘Serious Games’ dediğimiz oyunlar ise eğitimden, sağlık sektörüne kadar ‘ciddi’ servisler veriyor. Ümit ediyoruz ki biz de BUG olarak master programımızla ‘yeni’ oyunlar ve takımlar çıkarabileceğiz.

 

Kendi müziğinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

Kendi müziğimi ‘rock n roll’ ve türevleri olarak tanımlayabilirim genel anlamda. Ama müziğin yanı sıra sesler de oldukça ilgimi çeker. Bir ara yağmur ormanlarında kaydedilmiş bir ses albümünü bayağı bir dinliyordum.

 

Hangi Süper Kahraman olmak istersiniz, neden?

Zamanı kontrol edebilen, eğip bükebilen bir süper kahraman olmak isterdim sanırım, 24 saat yetmiyor da 🙂  Belki bir süper kahraman değil ama Indiana Jones’un yeri ayrıdır benim için.

 

Görünmezlik pelerininiz olsa, ne yapmak isterdiniz?

Görünmezlik pelerinim olsa kafa dinlerdim herhalde 🙂 Görülemiyorsam, ulaşılamıyorum da demektir öyle değil mi? Gerçi telefon ve internet bu planımı bozuyor maalesef.

 

Keşke ben bulsaydım dediğiniz fikir?

Hayran olduğum birçok fikir var ama keşke ben bulsam dememişimdir. Yine de bir parçası olmak isterim genellikle bu tip işlerin. Ekip daha önemli sanırım benim için fikirden.

 

Yarın öleceğinizi bilseniz ne yaparsınız?

Kıyamet Günü mü geldi? Google’ın satın aldığı robotik firmaları en sonunda Skynet’i mi kurdu yoksa? 🙂 Yarın öleceksem, sevdiğim insanlarla güzel bir gün geçirmek isterdim bir Ege sahilinde.

 

5Son zamanlarda en başarılı bulduğunuz reklam?

Çok televizyon izlemiyorum ama ‘Nemfomaniac’ filminin reklam kampanyası aklımda kalmış. Teaser yerine Appetizer demeleri bile çok zekice. Poster serisi de ‘zirveye’ oynuyordu 🙂

 

2014 Planınız?

2014’ün geri kalanı için planım iyi bir Ege tatili yapıp çok ama çok önemsediğimiz ‘Oyun Tasarımı’ master programımızı hocasıyla, öğrencisiyle, kısacası hayırlısıyla başlatabilmek! Bir de belki arada gamescom’a kaçarım.

 

Son olarak söylemek istedikleriniz?

MODD/report’u ne zaman oyunlaştırıyoruz? 🙂

 

İlişkili Haberler

Yoruma kapalı

« »

Yukarı